Bir web sitesi, e-ticaret platformu veya özel bir yazılım yaptırmaya karar verdiğinizde bütçe, tasarım ve teslim süresi gibi konulara odaklanırsınız. Ancak sektörde pek az kişinin yüksek sesle konuştuğu çok daha büyük bir tehlike var: Vendor Lock-in, yani geliştiriciye veya ajansa teknolojik olarak mahkum bırakılmak.
Piyasada birçok kişi veya kurum, projeyi size teslim ettiğini söylese de aslında sistemi kendi sunucularında barındırır. Kaynak kodlarını sizinle paylaşmazlar. İşler yolunda giderken bu bir sorun gibi görünmeyebilir. Ancak yarın bir gün altyapınızı taşımak istediğinizde, farklı bir ekiple çalışmaya karar verdiğinizde veya sadece "neden her yıl artan bu lisans/kiralama bedelini ödüyorum?" diye sorduğunuzda acı gerçekle yüzleşirsiniz: Dijital mülkünüzün anahtarı aslında sizde değildir.
Benim 20 yıllık sektör serüvenimde en katı etik kuralım hep şu oldu: Bir proje yapıyorsam, o projenin tek ve gerçek sahibi müşterimdir.
Bu yüzden hiçbir müşterimi kendi sunucuma veya kendi sistemime mecbur bırakmıyorum. Sunucuyu kendi adınıza, kendi hesaplarınızla kiralarsınız. Kurulumu oraya yaparım ve iş bittiğinde açık kaynak kodlarını eksiksiz teslim ederim. Çünkü dijital dünyada gerçek özgürlük, kodların ve verinin sizin kontrolünüzde olmasıyla başlar. Eğer bir projeye yatırım yapıyorsanız, o yatırımın %100 size ait olduğundan emin olun.