Korona Dersi

Dünya Aralık 2019, Türkiye Mart 2020’den itibaren Yeni Koronavirüs’ün neden olduğu Covid-19 hastalığıyla tanıştı. Tabiki bunun pek hoş bir tanışma olduğu söylenemez. Gözle görülemeyecek kadar küçük ve bilim insanlarının tabiriyle çok da karmaşık bir yapısı olmayan varlık resmen anamızdan emdiğimiz sütü burnumuzdan getirdi. Ne yazık ki bu virüs, bugüne kadar on binlerce insan hayatını kaybettmesine neden oldu ve bu sayı gün geçtikçe artacak gibi duruyor.

Ben de hepiniz gibi bu süreci oldukça tırsarak geçiriyorum. Hatta az önce kolonya şişesini kullanmaya başlamadan önce sabunla yıkadım ve kuruladım. Çok hastalıklı değil mi? Bu benim için müthiş bir değişim. Kişisel temizliğe dikkat eden hatta yaz kış her sabah duş alan bir tip olmama rağmen kesinlikle masum bir kolonya şişesine bu şekilde davranacak biri değilim. Şu bir gerçek ki, artık işler değişti, e tabi ben de değiştim.

Şunu da unutmamak lazım, ben bir insanım ve üstün bir varlığım. Bütün bu dünya düzeni benim refahım ve mutluluğum için inşa edildi. Mutlu hissetmem için, hiç düşünmeden binlerce timsahı öldürüp bana derilerinden güzel çizmeler yapabiliriz mesela ya da bir ormanın ortasını yok edip, o alana balkonunda klozet olan bir villa kondurarak kuş sesleri arasında ve sincapları izlerken tuvaletimi yapmamı sağlayabiliriz.

Bu düzenin en küçük parçası insan olduğuna göre, insan değişirse doğal olarak sistem de değişecektir. Şunu kolaylıkla söyleyebilirim, bu değişim çok ama çok keskin olacak ve hiç alışık olmadığımız bir dünyayla karşı karşıya kalacağız. Bunu nereden mi biliyorum? Kendimden biliyorum. Hatırlarsanız az önce kolonya şişesini sabunla yıkadığımı söylemiştim. Şahsen ben bu kadar kısa sürede değiştiysem benim gibi milyarların oluşturduğu sistemin kendisi çok daha fazla değişecektir.

Her anlamda köklü bir değişim olacak ve en önemlisi hiç bir şey eskisi gibi olmayacak. Şu an tv lerde gördüğünüz dev firmaların “Haydi sık dişini, bu günler geçecek. Her şey eskisi gibi kaldığı yerden devam edecek 15 gün daha dayan” temalı reklamları sadece bir temenniden ibaret. Ben olsam bu firmalar yerinde bu algıyı pompalamazdım çünkü yakında herkes bunun böyle olmadığını görecek ve hedef kitleleri sırf bu yüzden aidiyetlerini kaybedebilirler. Neyse bu onların problemi biz halk olarak kendi işimize bakalım…

Ne demiştim hiç bir şey eskisi gibi olmayacak… Bunu dediğimde ilk aklınıza gelen açlık sefalet, karmaşa, suçun artması, peşi sıra gelen başka salgınlar, toplu ölümler, işsizlik vs. Bunlar olmayacak demek fazla iyimserlik olur. Ancak bireysel olarak en azından bu ortama karşı kendi duruşunuzu belirleyebilirseniz bu sürece çok güzel adapte olabilirsiniz. Bunun için de şapkanızı başınızın önüne koyup bugüne kadar ne yaptınız, bundan sonra ne yapmanız gerekiyor neleri değiştirmelisiniz gibi soruları kendinize sormalı ve yeni dünyaya adapte olmanın yollarını aramalısınız. Tabi bunu yapabilmeniz için Yeni Koronavirüs Salgını’ndan dersler çıkarmış olmanız lazım. Yeni dünyaya birey olarak nasıl adapte olacağınız ile ilgili ileride daha ayrıntılı bir yazı yazacağım.

Peki insanlık bu salgından ne ders çıkarmalı? Sıralasak belki 100 madde yazarız ancak bunu yapmayacağım. Benim aklıma takılan tek bir soru var. Bu virüs bilmediğimiz ne yaptı da bir beyni olmamasına rağmen dünyanın en zeki canlılarını, karşısında diz çöktürdü?

Bilim insanları sürekli şunu söylüyor; “Virus dış ortamda yarı canlı şekilde yaşayan bir varlık. Yaptığı şey; hüclerelere sızarak bu hücrelerin kaynaklarını sömürüp, hunharca kendi çıkarı doğrultusunda kullanmak ve olabildiğince fazla çoğalmak.” Ne kadar ilkel değil mi? Tam beyni olmayan bir yaratığın yapabileceği bir davranış şekli.

Peki bugün insan dünyaya ne yapıyor? Yeryüzünde bulabildiği tüm kaynakları düşüncesizce ve bencilce kullanarak tüketiyor. Adeta doğanın hücre yapısını bozuyor. Bulaştığı yerleri kurutana kadar terketmiyor. Dünyanın akciğerleri ormanları yok ederek küresel ısınmaya sebep oluyor adeta gezegenin ateşini yükseltiyor. Ne kadar ilkel değil mi? Tam beyni olmayan bir yaratığın yapabileceği bir davranış şekli!

Yeni Koronavirüs gerçek anlamda bir beyni olmadığı için bir plan yapmıyor. Ancak dünyanın en zeki canlısı olan insanın davranışlarını bir şekilde taklit etmeyi başarmış gibi görünüyor. Dolayısıyla hem insan kadar zeki hem de doğal yapısı gereği görünmez kalabiliyor. Al sana mücadele etmesi zor bir düşman.

Bu arada yakın zamanda bu virüsün ilacı, aşısı vs bulunacak ve artık bir akut bir sorun olmaktan çıkacak ancak bize bıraktığı dünya, bugüne kadar bildiğimiz dünyadan baya bir farklı olacak. Peki biz artık farklı olacak mıyız? Yoksa bugüne kadar olduğu gibi ‘muhteşem ve ayrıcalıklı’ canlı olmaya devam mı edeceğiz?