İnternetin Çağlarıyla Tanışın!

Günümüzde 7’den 70’e herkes internet kullanıcısı desek pek yanılmış olmayız. 2019 verilerine baktığımızda dünya nüfusunun %56’sının internet kullanıcısı olduğunu görüyoruz. Türkiye’de ise nüfusun %75’i internet kullanıcısı.

90’lı yılların sonunda, interneti sadece bilgisayarlar ile kullanabilirken, şu an cep telefonları, tabletler, akıllı saatler, televizyonlar, hatta evlerdeki ısıtma soğutma sistemleri bile internete bağlanabilmekte.

Durum böyle olunca, adeta her cebe yeni bir dünya sığdığı söylenebilir. Dijital dünya da üzerinde yaşadığımız dünya gibi bir gelişim ve değişim sürecinden geçerek bugünkü halini aldı. İlk çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ, Yakın Çağ, Uzay Çağı dünya için ne anlam ifade ediyorsa, Web 1.0, Web 2.0, Web 3.0, Web 4.0 da internet tarihi ölçeğinde aynı öneme sahip. Sırayla bu çağları inceleyerek internet dünyadının gelişimine birlikte bakalım.

 WEB 1.0 DÖNEMİ 

1995-2000 yıllarını kapsayan döneme denk gelmektedir. Bu dönemde web siteleri dijital bir doküman gibi kurgulanmıştır. Web sitesini yapan kişi ya da kurum, site içeriğini kendi istediği şekilde kurgular, ve yayınlar. Web sayfasına giren kullanıcı bu içeriği sadece görüntüleyebilir. Kullanıcı yorum yapamaz, fotoğraf yükleyemez ya da site üzerinden etkileşime giremez. İletişim tamamen tek yönlüdür.

Bu dönemde ortaya çıkmış, en çok tanınan web sayfalarına örnek olarak; Yahoo, Amazon, Netflix, Ebay ve Google’ı gösterebiliriz.

WEB 2.0 DÖNEMİ 

2000-2010 yıllarını kapsayan dönem Web 2.0 olarak anılır. Bu dönemde web siteleri artık sadece dijital bir doküman olmaktan çıkmıştır. Bu çağda, kullanıcılar web sayfalarına kolayca üye olabilir, fotoğraf yükleyebilir, yorum yapabilir, içerik paylaşımında bulunabilir hatta aynı site üzerinden birbirleriyle etkileşime bile geçebilirler.

Kullanıcıların da site içeriğini oluşturmada pay sahibi olması, tamamen kullanıcı odaklı bir bakış açısının gelişmesine ve internet dünyasında köklü değişikliklerin yaşanmasına neden oldu.

Bu dönemde ortaya çıkmış, en çok tanınan web sayfalarına örnek; Facebook, YouTube, Twitter ve WordPress olabilir.

WEB 3.0 DÖNEMİ 

Web 3.0 2010-2020 yıllarını kapsayan dönemin adıdır. Şu an içinde bulunduğumuz internet çağı bu dönemin sonu olarak tanımlanabilir. Bu çağda kullanıcı odaklı düşünce devam etmekle birlikte buna ek olarak kullanıcılardan veri toplanması ve bu verilerin işlenmesi oldukça önem kazanmıştır.

Bu dönemde mobil cihazlarla internete bağlanma oranı oldukça artmıştır. Şimdilererde kullanıcılar çoğunlukla cep telefonlarıyla internet sitelerini ziyaret etmekte ve bu oran her geçen gün artmaktadır. Cep telefonlarının bu kadar etkin olduğu günümüzde kullanıcılardan veri toplamak da oldukça kolay bir hal almıştır. Özellikle sosyal medya hesaplarının kullanıcılar tarafından yoğun bir şekilde kullanılıyor olması, konum bazlı servislerin yaygınlaşması, veri toplamayı çok daha kolay bir hale getirmiştir. 

Toplanan veriler çeşitli algoritmalar sayesinde sınıflandırılarak, ve en önemlisi kişiselleştirilerek kullanıcılara işlenmiş olarak sunulmaktadır. Buna basit bir örnek olarak; internette arattığınız ürünlerin başka bir web sayfasında reklam olarak önünüze çıkmasını gösterebiliriz. Web 3.0 çağında başarının sırrını ‘kişiselleştirme’ olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Günümüzde en çok kullanılan web siteleri ve uygulamalar, stratejilerini veri toplama, anlamlandırma ve kişiselleştirme üzerine kurgulamış durumdalar. 

Facebook, Instagram, Google, YouTube’u bu stratejileri en iyi uygulayan platformlar olarak gösterebiliriz.

WEB 4.0 DÖNEMİ

2020 sonrası döneme işaret eden Web 4.0 ile ilgili birçok farklı öngörü bulunmaktadır. Ancak 2019 yılı gelişmelerine baktığımızda görünen o ki, önümüzde Büyük Veri, Makine Öğrenmesi, IOT (Nesnelerin İnterneti), Derin Öğrenme gibi kavramları oldukça fazla duyacağımız bir çağa adım atacağımız kesin.

Aynı şekilde bulut teknolojilerinde de ciddi oranda bir artış olacağı dahası, standart işletim sistemleri, ve cihaza bağlı yazılımların tarih olacağı da konuşulanlar arasında.

Özellikle bu çağa hazır olmak için yine çokça duyduğumuz ‘Dijital Dönüşüm’ kelimesini hem bireysel hem kurumsal anlamda gerçekleştirmeye başlamak oldukça önemli. Bunun için de ilk yapılması gereken kişisel ve kurumsal verilerinizi kaybetmemek, ve kategorize ederek saklamaktır. Ancak bu şekilde zamanı geldiğinde derin öğrenme, makine öğrenmesi gibi teknolojilerden, kendi adınıza ya da kurumunuz adına yararlanabilirsiniz.